Modern sazancının ‘adam gibi ekipmanı’ - CarpTR

Geri Git   CarpTR > CarpTR - The Turkish Angler Team > Yazı ve Yorumlar

 
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Prev önceki Mesaj   Sonraki Mesaj Next
Eski 16-05-08   #1
CarpManiac
Administrator
 
CarpManiac kullanıcısının avatarı
 
İlhan Hacıoğlu
Giriş: 29-02-2008
Konum: İstanbul
Mesaj: 1,464
Meslek: www.oltareyonu.com
Varsayılan Modern sazancının ‘adam gibi ekipmanı’

MODERN SAZANCININ ‘ADAM GİBİ EKİPMANI’
E. Sidorov; A. Rasstegaev

Hikayenin başlangıcı çocukluğumda, babamın beni köyün göletine israil sazanı avlamaya götürmesiyle başladı. Devamlı balık vuruşlarının birisinde oltama israil sazanı yerine büyük ve sonradan anlaşıldığına göre Sazan vurdu.
O zaman altı yaşındaydım, fakat o hislerimi hala çok iyi hatırlıyorum. Fındık ağcından kamışım, kaz tüyünden şamandıra ile başka balık için yapılmış oltam vardı. Balıkla mücadelemiz kısa sürdü – balık kısa sürede misinayı koparıp kaçtı fakat bende bu sualtı yakışıklısını ömür boyu hatırlayacağım heyecan bıraktı. Bu şekilde kalbimde bu balığa karşı özel bir saygı ve sevgi oluştu. Ve 90’lı yıllarda bana Avrupa’dan gelen haberlere göre oradaki balıkçılar özel bir yöntemle sazan avladıklarını öğrendim. Hemen de kesin kararlı bir şekilde bu yöntemi en ince ayrıntısına kadar öğrenmeye niyetlendim. Sazan için ülke sınırları olduğunu zannetmiyordum ve mesela İngiliz sazanı ve bizim sazan arasında büyük farklar olduğunu mümkün değildi.
İtiraf etmeliyim ki ilk denemelerimde epey uğraş verdim ki tüm sezon boili ile avlandığımda hiçbir balık vuruşu olmadan geçirdim. Olayın içerisinde daha önde olabilmek için satın alma boililerden vazgeçip kendi yapım boili kullanmaya karar verdim. Zaten balıkçı dükkanlarında boili bulabilmek imkansızdı. Boililerde kullandığım ana karışım olarak mısır unu ve irmik, aroma olarak da vanilya ve baldı. İlk avlarımda sazan tamamen boililerime ilgisizdi. Fakat sonraları yem yoklamalarını çanların ( o dönemde elektronik alarmlarım yoktu) hareketlerinden anladım. Görünüşe göre balık yemle ilgiliydi fakat iğne balık ağzına başarılı bir şekilde saplanmıyordu. Bu nedenle de ben boili saç uzunluğu, iğne ve ona göre yem büyüklüğü üzerine çalışmaya başladım.
Boili ile ilk sazanımı yakaladığımda nasıl heyecan yaşadığımı tahmin bile edemezsin! Bu dönemde özellikle İngiliz yayınlarından epey tecrübe bilgisi aldım ve öğrendim ki en önemli balıkçıların bilgisinden körü körüne kullanmaktansa bu bilgilerle mevcut avlak koşullarına göre kendi kafanı kullanarak doğruyu bulmak çok önemli. Kuşkusuz Volga Nehrinin alt kısmında olduğunu gibi balığın bol ve yakalanması kolay olan yerlerde sadece oltanın biraz daha sağlam olması lazım. Fakat bizim buralar gibi balığın kıt ve avlanması zor yerlerde olay başkadır. Özel besleme avlaklardan değil, tam tersi küçük ve orta büyüklükteki göl ve barajlardaki yaban sazanlardan bahsediyorum. Odun gibi oltalarla avlanan balıkçılar, avlağı çok iyi tanımalarına rağmen balık avlayamamaktadır. Diğer ‘yabancı’ balıkçılar daha iyi ekipmana sahip olsalar dahi bir günlüğüne veya en fazla hafta sonu için geldikleri için avlarıyla övünemezler.

Peki modern bir balıkçının bu bölgede en yüksek verimle avlanabilmesi için nasıl ekipmana sahip olması lazım?
Kısaca ‘adam gibi ekipman’dan bahsederken çok geniş bir malzeme yelpazesinden bahsetmiş oluruz. Verimli sazan avlamamız için 3 ve ya 4 büyük boy makine (big pit) ile donatılmış kamış, avlakta en uygun yeri tespit edebileceğimiz ayrı bir marker oltası ve bir de yedek olarak bölgeyi raketle (bait-rocket) yemlemeyi düşünüyorsanız yemleme ‘spod’ oltası gerekecektir. Aslına bakarsanız bunlar kaçınılmaz ekipmanlardır. Ve olta sehpasına ‘rod-pod’a ihtiyacınız yoktur mesela. Ben şahsen ikili ayak tercih ediyorum. Bunlar zemine iyi bir şekilde tutunuyor ve dengelidirler. Fakat çok sert zeminlerde sehpa kullanılması kaçınılmazdır. Ayakların öndekine elektronik alarm ve arkadakine uygun tutucu. Av gece gündüz ve birkaç gün devam etiğinden
elektronik alarmlar bir lüks değil, ihtiyaçtır. Gündüzleri bile her zaman oltalara bakmak imkansızdır. Sonraki porsiyon yemleme ve hatta kendi yemeğiniz için zaman ayırmanız lazım.
Elektronik alarm alımında en pahalı modelleri almanız şart değildir fakat onlar yağmurdan korkmamalı ve pilinin değiştirilmesi kutusunu açmadan ve kolayca olmalıdır.
En iyisi alarmın ses ayarı olmasıdır. Akıntılı suda avlanmak için hassasiyet ayarının da olması avantaj olacaktır. Akıntıda ağırlığın yer değiştirmesi, misinaya ağaç dalları ve otların takılması gibi hassasiyeti bozacak engellerin alarmı devreye sokmamalıdır. Çok hassas bir alarm böyle durumlarda devamlı çalacak ve avın içine edecektir.



Eğer elektronik alarmlar balık vuruşunu bildiriyorsa, görsel alarmlar (swinger,springer ve ‘sallanan maymun’lar) balığın vuruşunun sonrasındaki gelişmeleri açıklığa kavuşturmaktadır. (foto 2).
Son aşamadaki gelişmeler balığın iğneye takıldıktan sonra kıyıya mı içeriye doğru mu hareket ettiğini gösterir.
Aynı zamanda görsel alarmlar bir nevi ara ağırlık rolüyle sarkarak veya yükselerek elektronik alarmların çalışmasını sağlamaktadır. Görsel alarmların kalitesi ilk balık avında belli olacaktır.
‘Sallanan maymun’u yorumsuz bırakabiliriz. Görsel alarmlardan en az uygun olandır.
Sazan avında büyük ve güvenilir kepçe de vazgeçilmez malzemelerdendir. Benim kepçemin uzun sapı vardır. Sapı ne kadar daha uzunsa balık o kadar güvenle kepçeye girer.Benim kepçemin ağı saptan kolaylıkla çıkmaktadır.foto3.



Yakalanan Sazanı kepçeye aldıktan sonra kepçe ağını sapından çıkararak sudan uzaklaşabilir ve carp-mat ( sazan döşeği) üzerine koyup iğneyi rahatlıkla çıkarabilirim. Ki bunları yaparken trofenin suya kaçamayacağını bilerek yapmak insanı rahatlatıyor. Kepçe ağı ile balığı tartmak da mümkündür. Benim kepçe ağımda ek kollar bu nedenle vardır. Eğer siz balığı suya geri iade edecekseniz (ki her kendine saygısı olan Sazancı yakala-sal prensibini benimsemelidir) balığı koyacak kumaş poşetiniz olmalı. Gerekirse balığı bu poşette kısa süreliğine derin bir yere salabilir ve örneğin fotograf çekimi sonrasında suya iade edebilirsiniz. Diğer taraftan iğne çıkarılması, iğnenin yarattığı yara ilaçlanması gibi işlemler kesinlikle sazan döşeğinde yapılmalıdır ki Sazan fazladan yaralanmasın.
‘Alanda’ birkaç gün geçireceğiniz göz önünde bulundurulduğunda tam takım kamp malzeme setine ihtiyacınız olacaktır. Mümkünse bu set sazancılar için özel üretilmiş türden olmalıdır. Sazan Avı çadırının özel geniş girişi vardır. Gece balık vuruşunda balıkçı çok kısa sürede çadırdan çıkıp oltasına davranabilir. Çadır girişindeki kumaş genelde şeffaf malzemeden yapılır ki oltalar kolaylıkla gözetlenebilsin. Kamp yatağı aynı şekilde uzun süreli kamplarda fazlalık olmaz. Uyku tulumunun sağa-sola kaymaması için kamp yatağına tutturulacak özel kemerleri olmalıdır. Bununla birlikte tulumun iki tarafında da fermuar olmalıdır. Balık vuruşunda acil çıkmamız gerektiğinde tulumdan ancak bu şekilde çıkabiliriz.
Konforumuzu sağlayacak birçok diğer malzemeler vardır.

Şimdi de oltalar ile ilgili ayrıntılı konuşalım. Doğal olarak kamışlarla başlayabiliriz. Modern Sazan Avcı’sınınn modern kamışı hangi özellikleri taşımalıdır? Yeni başlayanlar pahalı olmayan, fakat kaliteli kamış alabilirler mi?

Sorunun ikinci bölümüyle başlamak istiyorum. Derin inancım Modern Sazan Avı’nın ‘büyük ve pahalı’ malzemeler kullanımı değil de iyi düşünülmüş ve balık avına mantıklı yaklaşımdır. Günlerce göl kenarında durup özel reçeteli boili yapmanın nedenleri de burada saklıdır. Kuşkusuz yeni başlayan Sazancı’nın bazı malzemeler olmadan bu işe başlayamaz. Temel ihtiyaç olacak malzeme seçimi üzerinde durmak faydalı olacaktır. Örneklerle tavsiyede bulunmaya çalışacağım.
Sazancı’nın oltasında kamışın kritik nokta olduğunu söylersem pek orijinal olacağımı sanmıyorum, fakat bu bir gerçek. Tabii ki oltamızı av bölgesine bot ile de atabiliriz. Aynı şekilde yemlemeyi de yapabiliriz. Bu durumda kullanılacak kamışlar için özel nitelikler aranmaz. Fakat oltalarımızı kıyıdan atmak daha mobil ve etkili olabilir.
Benim şahsi tercihim 12-13 feet uzunlukta ve 3,5 lb atarlı kamışlardır. Kamıştaki bu ek atar güç büyük ağırlıkları uzun mesafelere atarken fazlalık olmayacaktır. Son teknoloji malzemelerden üretilmiş olan bu kamışlar bu kadar güçlü olmalarına rağmen büyük balığın hareketlerini kolayca yumuşatabiliyor ve balığın çıkarılmasını kolaylaştırıyor. Botla avlanılacak ise uzun mesafe atışları olmayacağından çok daha kısa kamışlar ( 3 metre) da yeterlidir. Avlarınızda kullanacağınız ortalama kurşun ağırlığı ( 80-100 gr.) olacağını düşünerek alacağınız kamışı deneyebilirsiniz. Yatay tuttuğunuz kamışın ucuna kullanacağınız ağırlığı koyduğunuzda kamışın ucu 20-25°’den daha fazla eğilmemesi gerekir. Eğilmesi daha fazla ise kamışınız yeterli güçte değildir ve daha güçlü kamış seçmelisiniz demektir. Bunun tersi de aynı anlama gelecektir : eğer kamış bu ağırlığı hiç eğilmeyerek gösteriyorsa kamışınız bu ağırlığı verimli atamayacak ve mesafe ve isabetli atışlar yapamayacaksınız demektir.
Eğer üst sınıf kamış almıyorsanız karbon türü ve özelliklerine çok zaman ayırmanıza gerek yoktur. Kamış porselenleri ve makine yuva kalitesi daha önemlidir. Porselenler tam bir çizgi üzerinde olmalı ve kalitesi şüphe uyandırmamalıdır. Sazan kamışlarına genelde 5-8 arası porselen ve ayrıca ‘uç porselen’ takılır. Bir taraftan daha az porselen sayısı atış esnasında daha sürtünme ve uzun atış, diğer taraftan porselen sayısının fazla olması kamışın daha dengeli yüklenmesi demektir. Başlangıç için orta bir kamış almak en doğrusu olacaktır. En büyük porselenin daha büyük olması daha iyidir. Genelde 40-50 mm olarak üretilirler.
Kamışın tutamakları arasındaki mesafe balıkçının boyuna, daha doğrusu kollarının uzunluğuna göre seçilmelidir. Örneğin kamışın alt tutamağını sol elinize, sağ elinize de makine bölgesini tutacak şekilde alınız. Atışta yaptığınız gibi kollarınızı tam olarak gererek başınızın üzerine getiriniz. Eğer kollarınız arasındaki açı 45°’ye yakın ise ihtiyacınız olan bu kamıştır. Bu tavsiyelere uyarak her zaman pahalı olmayan fakat size uygun olan kamışı alabilirsiniz. Doğal olarak kabul edilmiş favori markalar da var – FOX, CENTURY, ROD HUTCHINSON, HARRISON ROD. Bu firmalar çok kaliteli ve dolayısıyla pahalı kamışlar üretmektedir.
Elit kamışların değeri 200 doların üzerindedir. Kaliteli kamışın güzelliği uzun mesafeli atışlarda en iyi şekilde görülür.

Uzun süre ve hatalı olarak Sazan avı makinelerinin mutlaka Baitrunner sistemli olmaları gerektiğini düşündüm. Birlikte yaptığımız avda bu sistemi hiç kullanmadığını gördüm. Sazan avı makineleri hangi özellikleri taşımalıdır?


Sazancının makinesi güvenilir olmalıdır. Bilye sayısı ikinci plandadır. Önemli olan güçlü olması, ana aksamlarda boşluk olmaması ve güvenli ön kalamanın bulunmasıdır. Aynı şekilde uzun mesafeli avlar için büyük ve çok misina alabilen kafası olmalıdır. Bu kafa en azından 200 metre avlanılacak misinayı sarmalıdır.
Makinenin yedek kafalarında farklı kalınlık ve güçte misinaların bulunması tercih edilmelidir. Örneğin ağaç köklerinin bulunduğu bölgede ben 0,37 ve hatta 0,40 mm misina kullanacağım. Fakat uzun mesafede ve temiz bir bölgedeki avımda 0,28 monofilament misina kullanırım. Eğer makine kafasına 200 metreden daha fazla misina sığabiliyorsa alta farklı bir misinadan ekleme yapabiliriz. Bu arada aldığımız misina yeterli olabilmesi için en az 300 metrelik ambalajlarda olmalıdır. Meşhur üreticilerin monofilament misinalarını tercih ediniz. Büyük bir trofenin kaybedilmesi misinanın bir kez daha değiştirilmesine tercih etmemelisiniz. İyi makine örnekleri olarak
SHIMANO Super Ultegra XSA; DAIWA Turnament S 5000 T; DAIWA Infinity -X5000 BR; SHIMANO BigBaitrunner verilebilir.

Belki de bazı balıkçıların anlam veremediği bir konu – avımızda kullanmayacağımız 2 oltayı ( marker ve spod) neden yanımızda taşımalıyız?



Av bölgesinin marker oltasıyla taramak ayrı bir konudur. Fakat kısaca bahsedersek ciddi Sazan Avı verimli olabilecek bölgenin aranıp bulunmasıyla başlar. Marker oltasının makinesi 0,25 mm örme misina ile donatılmış olması gerekir. Örme misina dibin özelliklerini birebir bize iletilir. Kamışın atar gücü kullanacağımız kurşun ağırlığına bağlıdır. Kurşun şekli armut tipi ve 80 gram civarında olmalıdır.
Bu ağırlığı dipten sürüterek çektiğimizde dibin neden olduğu anlamaya çalışırız – kum, başçık veya bataklık. Avlanılan yerdeki derinliği ölçmek için marker şamandırasını ağırlığa kadar çekip, sonra da yavaş yavaş bırakılan misina uzunluğunu ölçerek yaklaşık derinliği bulabiliriz. Bırakılan misinayı daha kolay ölçebilmek için makineden belirli bir mesafeye (mesela 50 sm) kamış üzerine suda erimeyen işaret yapılır. Tam ölçmek için sadece kaç adet 50 cm misina bıraktığımızı saymak kalır. Her derinlik ölçümünden sonra ağırlığı birkaç metre kıyıya doğru çekip tekrar derinlik ölçümü yapabiliriz. Bu şekilde dipteki çukur, tepecik veya farklılık tespit edilir.



şamandırası bağlanır. Şamandıranın altına iri bir boncuk konulur.Misina ilk önce marker kurşununa bağlı 20 cm’lik telin kulağından geçerek şamandıraya bağlanır. Böylece kurşun dipteyken misina bıraktığımızda şamandıra yüzeye çıkmaya başlar.

Marker oltasız Sazan Avı düşünülemez. Avımızın başarısı doğru yeri seçmemizle doğru orantılıdır. Sınır bölgeleri bataklığın bittiği ve balçığın başladığı veya kumlu bölgenin başladığı bulmaya çalışınız. Aynı şekilde derinliğin aniden arttığı, otlu bölgenin kıyısı gibi yerler verimli olabilecek yerlerdir. İyi noktayı bulduğunuzda markeri suda bırakıp yemleme ve oltalarımızı atmak için bize yön ve yer gösterici olarak kullanabiliriz.
Spod kamışlardan bahsedersek, bu olta türü çoğunlukla duran sularda yemleme bölgesini kısa sürede yemlemek için kullanılır. ‘Raket’ ile pellet, tohumlar, tavuk ve kuzu yemleri ve boili ile yemleme yapılabilir. Raket suya düştüğünde su yüzeyinde durduğundan raketteki yem belirli bir çapta yemleme bölgesi oluşturur. Tek bir noktaya düşmeyerek çok daha geniş ve verimli bir bölge oluşturur. Mesela 50 raket atıp yemlediğinizde ciddi ‘halı’ gibi yemleme bölgesi oluşturmuş olursunuz.



Yemle dolu raketin ağırlığı 200 gram ve üzeri olacağından raket kamışı oldukça güçlü olmalıdır. Eğer av kıyıya çok yakın bir yerde yapılıyorsa bu tür yemlemeye gerek yoktur.

Yemleme raketi haricinde yemlemede kullanılan başka araçlar da var. Hangilerini elimizde bulundurmalıyız ve hangisi olmadan yapabiliriz?


Son Dünya Şampiyonası göstermiştir ki raketten daha yaygın kullanılan başka araç var – ‘kobra’ özel şekil verilmiş plastik veya metal boru. Kobra 100 metre ve üzeri mesafelerin boili ile yemlemesinde kullanılır.
Benim ekipmanımda 2 farklı kalınlıkta kobra var. 30 metreye kadarki mesafeleri sapanla yemlerim. Hangi yemleme aracını seçerseniz seçin azami atış mesafesinde çalışmayı seçmemeye çalışınız. Eğer raketle yemlemede en çok isabetli atışı 80 metreye yapıp 100 metreye sadece üçte birini tutturabiliyorsanız, o zaman 80 metrede avlanmalısınızdır. Son dönemde birçok Sazancı boili ile yemleme yapmak için havalı tüfek ve uzaktan kumandalı gemiler kullandığını görüyorum. Fakat bu orijinal araçların kabarık
fiyatı var.



Diğer ilgi çekici ve ulaşılabilir ‘nokta’ yemleme yöntemi PVA (suda eriyen) poşet, şerit ve iplerin kullanılmasıdır. Ben diğer yemleme yöntemlerinin etkili olmadığı durumlarda PVA ipi oldukça kullanırım.

Bilindiği üzere Modern Sazan Avı boilisiz düşünülemez. Birçok Sazancı, buna sen de dahilsin, kendi üretimi boili ile avlanmayı tercih ediyor. Lütfen evimizde yapabileceğimiz boili için nelere ihtiyacımız var?



Gerçekten bazı Sazancılar hayatını kolaylaştırarak dükkandan aldıkları boili ile avlanıyorlar. Bunu ben 2 nedenden dolayı yapmıyorum – birincisi şu anda ülkemizde kaliteli boili bulmak mümkün değil. İkincisi büyük boili üreticisine güvenerek kendimi deneylerden ve bu deneylerin başarılı olabileceği sonucun tadını çıkarmaktan mahrum ediyorum. Ve ayrıca evimizde yapacağımız boili için çok fazla bir şeye ihtiyacımız yoktur: hamur tabancası ve boili tahta seti.
Eğer sadece iğneye takacağınız boili yapacak ve yukarıdaki boili yapma araçlarını almadıysanız boilileri elle de yuvarlayabilirsiniz. Boilinin ‘saçta’ takılabilmesi için özel kilitli boili iğnesine ihtiyacınız olacaktır. Bu iğnelerin kısası sadece avlanacağımız iğneye takılmasında kullanılır. Uzun boili iğnesi ise suda PVA iplere biden fazla boili dizilmesinde kullanılır.



Göle gittiğinde avına ilk önce neden başlarsın? Hareketlerinden bahseder misin? İlk önce çadırı mı kuruyorsun, yemleme mi, oltaların atılması mı veya kendi yemek masanın kurulması mı?

Biliyor musun, eğer sen göl kıyısına gece saat 10’da vardıysan, yemeğini yiyip yatman daha doğru olacaktır!
Ciddi olarak bahsedersek ilk önce görsel olarak marker oltasıyla balık vadeden bölgeyi aramamız gerekir. İdeal yönlendirme suda atlayan balıktır. Doğru yer bulunmadan malzemelerinizi aracınızdan indirmeye gerek yoktur. Yer seçildikten sonda bölgeyi yemler ve akabinde oltalarımı atarım. Ancak bundan sonra kendi kampınızı kurmaya başlayabilirsiniz. İtiraf etmeliyim ki kamptaki konforuma düşkünüm.Şöyle ki boş zamanımın çoğunu balık avında geçiririm. Birkaç günlük avın sonunda epey çöp birikir. Bu sorunu ben radikal bi şekilde daha başında çözüyorum – gelir gelmez görünen bir yere büyük boy çöp torbası asıyorum…


Çeviren:Erdinç Hatib

Düzenleyen : CarpManiac - Tarih : " 02-08-09 " - Saat : 12:36.
CarpManiac is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
 

Konu Araçları
Görünüm Modları

Forumdaki Yetkileriniz
Konu açma yetkiniz yok
Konularda cevap yazma yetkiniz yok
Eklenti yükleme yetkiniz yok
Kendi mesajlarınızı düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı

Hızlı Geçiş

 
 


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright ©2007 - 2009, CarpTR.com
Her hakkı saklıdır.
!! CarpTR.com'da Bulunan Bilgiler veya Dosyalar İzinsiz Kopyalanamaz !!
Saat 11:00.