bmc67
21-10-09, 14:28
Sevgili arkadaşlar, Domuz gribi hakkında çalıştığım kurumlara bir bilgilendirme maili gönderdim. Aynı konuyu sizlerle de paylaşmanın uygun olacağını düşünüyorum.
Son bir kaç haftadır tüm dünyada ve Ülkemizde domuz gribi hastalığı ile alakalı televizyonlarda, gazetelerde , halk arasında pek çok konuşma yapılmakta, haberler geçilmektedir. Bunların bir kısmı bilimsel gerçekleri yansıtmakta ama bir kısmı da henüz kesinleşmemiş bilgiler içermektedir. Aşağıda maddeler halinde domuz gribi ile alakalı bilgileri derleyip sizinle paylaşmanın uygun olacağını düşünüyorum.
Öncelikle domuz gribi diğer gripal enfeksiyonlarda olduğu gibi viral bir enfeksiyondur.
*Niye bu kadar çok korkuluyor ve gündem oluşturuyor?
Grip hastalığına yol açan virüslerin sıklıkla genetik yapılarında değişiklik olur ve bu yüzden de her sene grip aşıları yenilenir. Ancak bu değişiklikler küçük çapta olduğundan insanlar az ya da çok bağışıktırlar. Hastalansalar bile vücut bu virüsle daha kolay baş edebilir, genellikle de hastalık basit belirtilerle veya belirtisiz seyreder.
Ancak domuz gribi tabir edilen virüs domuzlarda hastalık yapan bir virüsken genetik yapısı değişerek insanda hastalık yapan ve insandan insana geçebilen bir hal almıştır. İnsanlığın çok büyük bir kesimi de bu virüsle daha önce hiç karşılaşmamış oldukları için bu virüsle karşılaşan hemen herkesin hasta olacağı varsayılmaktadır ( pandemi)
Vücudumuz bu virüsü tanımadığı için de özelliği olan bazı kişilerde ( bağışıklık problemi olanlar, K.C , böbrek kalp yetmezliği olanlar, küçük çocuklar v.b gibi) daha ağır seyredeceği varsayılmaktadır.
İşte bu yüzden tüm dünyada gündem oluşturmuş ve Sağlık otoritelerini tedbir almaya yöneltmiştir.
*Ölümcül müdür?
Hastalıkla karşılaşan hemen herkesin az ya da çok hastalanacağı bir gerçektir. Ancak ölümcüllüğü konusunda net bir şey söylemek mümkün değilse de hasta olanların çok büyük bir kesimi ( en az %99 u) hastalığı aynen diğer grip enfeksiyonları gibi ( eklem ağrıları, ateş, burun akıntısı) geçirecektir. Ancak özellikle biraz evvelde söylediğimiz kesim daha sıkı kontrol edilmesi gereken ve ihtiyaç halinde de profesyonel tıbbi yardım alması gereken hasta grubu olacaktır.
*Belirtileri nelerdir?
Ateş, burun akıntısı, eklem ağrıları , kolunu kaldıracak derman olmaması gibi diğer grip enfeksiyonu belirtilerinin aynısı domuz gribinde de görülecektir. Bu belirtilerin şiddeti kişiden kişiye değişecektir.Bir kısmı hasta olduğunun farkına bile varmadan enfeksiyonu geçirebilecektir.Domuz gribinde yukarıdaki belirtilere ek olarak karın ağrısı , ishal gibi mide barsak sistemi belirtileri de olabilecektir.
*Kimler hastalanırlar?
Biraz evvel dediğimiz gibi bu virüsle karşılaşan insanların çok büyük bir kesiminin hastalanacağı öngörülmektedir. Ancak yaşanan tecrübeler ilginç bir şekilde yaşlı nüfusun ( 60 yaş üstü) daha az hastalığa yakalandığı ya da daha hafif belirtilerle hastalığı geçirdiği görülmüştür. Bunun sebebi henüz netleşmese de ; domuz gribi virüsünün geçmişte 1920 yılında başlayarak 1950 li yıllara kadar devam eden virüs salıgının mikrobuna yakın benzerlik göstermesinin ve yaşlı insanların bağışıklık sisteminin bir şekilde bu virüse aşina olmasının buna sebep olduğu düşünülmektedir.
*Bu belirtilerle hemen telaşlanmalı mıyım?
Bildiğimiz gripal enfeksiyon belirtilerini gösteren bir kişinin telaşlanmasına gerek yoktur. Her sene hastalığı nasıl atlatıyorsa aynı şekilde davranmalıdır. Ancak her zamanki belirtilerin yanında mide barsak sistemine ait ( bulantı, kusma , ishal) belirtileri olanlar bir sağlık kuruluşundan destek almalıdırlar.
*Nasıl bulaşır?
Solunum yolu ile , ve virüs bulaşmış yüzeylere ( kapı tokmağı, kırtasiye malzemesi v.s) elle dokunduktan sonra elin ağız ve buruna götürülmesi ile bulaşır. Enfeksiyon geçiren kişinin hapşurduğu havada asılı kalan virüslü damlacıkların solunması önemli bir bulaş etkenidir.
*Korunmak için ne yapmalıyım?
Normal dengeli beslenen insanlar zaten korunmak için gerekeni yapıyorlar demektir. Belki kış aylarına gireceğimiz şu dönemde C vitamininden zengin meyve ve sebze tüketimi ile sıvı tüketimine ağırlık vermelerinin faydası olacaktır.
Bir şekilde gripal enfeksiyon geçiren herkesin ( domuz gribi olsun ya da olmasın) hapşırırken ve öksürürken damlacıkların ortalığa saçılmaması için ağzını tek kullanımlık mendille kapatması ve mendili çöpe atması, eğer mendille kapatmaya fırsat bulamadıysa her yere dokunduğumuz avuç içine değil, kol içine dirseğe doğru hapşırması, elleri sık sık yıkaması, hasta olmasına rağmen toplum içine girecekse ağzını basit maske ile kapatması önemlidir.
Ayrıca grip enfeksiyonunun ateşli döneminde toplum içine çıkılmaması, ateş düştükten bir gün sonra işbaşı yapılması da önemlidir.
Grip olan çocuğunuzu ( domuz gribi olsun olmasın) 1 hafta okula göndermeyin ( okul idaresini de bilgilendirin)
*Aşı olmalı mıyım?
Ülkemizde aşılama politikası Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmektedir. Yapılan açıklamalar aşının ithal edileceği , piyasada para ile satılmayacağı , Bakanlığın belirleyeceği risk gruplarına ücretsiz olarak belirli bir program dahilinde uygulanacağıdır.
Risk grupları kesin olarak açıklanmasa da ; sağlık çalışanları başta olmak üzere bazı kamu çalışanları, 24 yaş altı çocuk ve gençler, hacı adayları olarak açıklanmaktadır. Risk grupları değişebilir mi? Dünyadaki gelişmelere paralel olarak risk gruplarının yeniden belirlenmesi mümkündür.
Aşı olmalı mıyım sorusunun kesin bir cevabını vermek çok mümkün değildir. Bu virüse karşı aşı üretmek çok zor değildir. Mutlaka yan etkisi en fazla diğer grip aşıları kadar olan (ki bunlar göz ardı edilebilecek belirtilerdir) bir aşı türü üretilecektir. Ancak buradaki problem , kışa girmek üzere olmamız ( Grip sezonu) okulların açılması dolayısıyla aşı üretim sürecinde fazla zamanın olmamasıdır.
İşte bu yüzden de bazı spekülasyonlar doğal olarak oluşmaktadır. Ülkemizde aşılama ve aşı üretme , ithal etme , güvenirliliğini test etme gibi süreçler tamamen Sağlık Bakanlığının kontrolü ve tekeli altındadır.Sağlık Bakanlığı Dünya Sağlık Örgütüyle de koordineli olarak gerekli araştırmaları yapmış ve bu aşıyı ithal etmiştir. Bu aşı hakkında yetkisi olmayan kesimlerin ya da gerekli incelemeyi yapmamış kişilerin yaptığı yapacağı yorumlar tamamen havada kalacaktır.Meseleye bilimsel yönden bakan uzmanlar bu aşının özellikle 24 yaş altı kişilerle risk grubu çalışanlarına yapılması gerektiği kanaatindedirler.
Sonuç;
Korkmayın , bu bir grip enfeksiyonudur. Hastalansanız bile hafif atlatacaksınız.
Tanışırken veya dostunuzla karşılaştığınızdaki öpüşme ve sarılma gibi seromonilere bu mevsim ara verin.
Tereddüde düştüğünüz hususlarda en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edin.
Saygılarımla,
Son bir kaç haftadır tüm dünyada ve Ülkemizde domuz gribi hastalığı ile alakalı televizyonlarda, gazetelerde , halk arasında pek çok konuşma yapılmakta, haberler geçilmektedir. Bunların bir kısmı bilimsel gerçekleri yansıtmakta ama bir kısmı da henüz kesinleşmemiş bilgiler içermektedir. Aşağıda maddeler halinde domuz gribi ile alakalı bilgileri derleyip sizinle paylaşmanın uygun olacağını düşünüyorum.
Öncelikle domuz gribi diğer gripal enfeksiyonlarda olduğu gibi viral bir enfeksiyondur.
*Niye bu kadar çok korkuluyor ve gündem oluşturuyor?
Grip hastalığına yol açan virüslerin sıklıkla genetik yapılarında değişiklik olur ve bu yüzden de her sene grip aşıları yenilenir. Ancak bu değişiklikler küçük çapta olduğundan insanlar az ya da çok bağışıktırlar. Hastalansalar bile vücut bu virüsle daha kolay baş edebilir, genellikle de hastalık basit belirtilerle veya belirtisiz seyreder.
Ancak domuz gribi tabir edilen virüs domuzlarda hastalık yapan bir virüsken genetik yapısı değişerek insanda hastalık yapan ve insandan insana geçebilen bir hal almıştır. İnsanlığın çok büyük bir kesimi de bu virüsle daha önce hiç karşılaşmamış oldukları için bu virüsle karşılaşan hemen herkesin hasta olacağı varsayılmaktadır ( pandemi)
Vücudumuz bu virüsü tanımadığı için de özelliği olan bazı kişilerde ( bağışıklık problemi olanlar, K.C , böbrek kalp yetmezliği olanlar, küçük çocuklar v.b gibi) daha ağır seyredeceği varsayılmaktadır.
İşte bu yüzden tüm dünyada gündem oluşturmuş ve Sağlık otoritelerini tedbir almaya yöneltmiştir.
*Ölümcül müdür?
Hastalıkla karşılaşan hemen herkesin az ya da çok hastalanacağı bir gerçektir. Ancak ölümcüllüğü konusunda net bir şey söylemek mümkün değilse de hasta olanların çok büyük bir kesimi ( en az %99 u) hastalığı aynen diğer grip enfeksiyonları gibi ( eklem ağrıları, ateş, burun akıntısı) geçirecektir. Ancak özellikle biraz evvelde söylediğimiz kesim daha sıkı kontrol edilmesi gereken ve ihtiyaç halinde de profesyonel tıbbi yardım alması gereken hasta grubu olacaktır.
*Belirtileri nelerdir?
Ateş, burun akıntısı, eklem ağrıları , kolunu kaldıracak derman olmaması gibi diğer grip enfeksiyonu belirtilerinin aynısı domuz gribinde de görülecektir. Bu belirtilerin şiddeti kişiden kişiye değişecektir.Bir kısmı hasta olduğunun farkına bile varmadan enfeksiyonu geçirebilecektir.Domuz gribinde yukarıdaki belirtilere ek olarak karın ağrısı , ishal gibi mide barsak sistemi belirtileri de olabilecektir.
*Kimler hastalanırlar?
Biraz evvel dediğimiz gibi bu virüsle karşılaşan insanların çok büyük bir kesiminin hastalanacağı öngörülmektedir. Ancak yaşanan tecrübeler ilginç bir şekilde yaşlı nüfusun ( 60 yaş üstü) daha az hastalığa yakalandığı ya da daha hafif belirtilerle hastalığı geçirdiği görülmüştür. Bunun sebebi henüz netleşmese de ; domuz gribi virüsünün geçmişte 1920 yılında başlayarak 1950 li yıllara kadar devam eden virüs salıgının mikrobuna yakın benzerlik göstermesinin ve yaşlı insanların bağışıklık sisteminin bir şekilde bu virüse aşina olmasının buna sebep olduğu düşünülmektedir.
*Bu belirtilerle hemen telaşlanmalı mıyım?
Bildiğimiz gripal enfeksiyon belirtilerini gösteren bir kişinin telaşlanmasına gerek yoktur. Her sene hastalığı nasıl atlatıyorsa aynı şekilde davranmalıdır. Ancak her zamanki belirtilerin yanında mide barsak sistemine ait ( bulantı, kusma , ishal) belirtileri olanlar bir sağlık kuruluşundan destek almalıdırlar.
*Nasıl bulaşır?
Solunum yolu ile , ve virüs bulaşmış yüzeylere ( kapı tokmağı, kırtasiye malzemesi v.s) elle dokunduktan sonra elin ağız ve buruna götürülmesi ile bulaşır. Enfeksiyon geçiren kişinin hapşurduğu havada asılı kalan virüslü damlacıkların solunması önemli bir bulaş etkenidir.
*Korunmak için ne yapmalıyım?
Normal dengeli beslenen insanlar zaten korunmak için gerekeni yapıyorlar demektir. Belki kış aylarına gireceğimiz şu dönemde C vitamininden zengin meyve ve sebze tüketimi ile sıvı tüketimine ağırlık vermelerinin faydası olacaktır.
Bir şekilde gripal enfeksiyon geçiren herkesin ( domuz gribi olsun ya da olmasın) hapşırırken ve öksürürken damlacıkların ortalığa saçılmaması için ağzını tek kullanımlık mendille kapatması ve mendili çöpe atması, eğer mendille kapatmaya fırsat bulamadıysa her yere dokunduğumuz avuç içine değil, kol içine dirseğe doğru hapşırması, elleri sık sık yıkaması, hasta olmasına rağmen toplum içine girecekse ağzını basit maske ile kapatması önemlidir.
Ayrıca grip enfeksiyonunun ateşli döneminde toplum içine çıkılmaması, ateş düştükten bir gün sonra işbaşı yapılması da önemlidir.
Grip olan çocuğunuzu ( domuz gribi olsun olmasın) 1 hafta okula göndermeyin ( okul idaresini de bilgilendirin)
*Aşı olmalı mıyım?
Ülkemizde aşılama politikası Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmektedir. Yapılan açıklamalar aşının ithal edileceği , piyasada para ile satılmayacağı , Bakanlığın belirleyeceği risk gruplarına ücretsiz olarak belirli bir program dahilinde uygulanacağıdır.
Risk grupları kesin olarak açıklanmasa da ; sağlık çalışanları başta olmak üzere bazı kamu çalışanları, 24 yaş altı çocuk ve gençler, hacı adayları olarak açıklanmaktadır. Risk grupları değişebilir mi? Dünyadaki gelişmelere paralel olarak risk gruplarının yeniden belirlenmesi mümkündür.
Aşı olmalı mıyım sorusunun kesin bir cevabını vermek çok mümkün değildir. Bu virüse karşı aşı üretmek çok zor değildir. Mutlaka yan etkisi en fazla diğer grip aşıları kadar olan (ki bunlar göz ardı edilebilecek belirtilerdir) bir aşı türü üretilecektir. Ancak buradaki problem , kışa girmek üzere olmamız ( Grip sezonu) okulların açılması dolayısıyla aşı üretim sürecinde fazla zamanın olmamasıdır.
İşte bu yüzden de bazı spekülasyonlar doğal olarak oluşmaktadır. Ülkemizde aşılama ve aşı üretme , ithal etme , güvenirliliğini test etme gibi süreçler tamamen Sağlık Bakanlığının kontrolü ve tekeli altındadır.Sağlık Bakanlığı Dünya Sağlık Örgütüyle de koordineli olarak gerekli araştırmaları yapmış ve bu aşıyı ithal etmiştir. Bu aşı hakkında yetkisi olmayan kesimlerin ya da gerekli incelemeyi yapmamış kişilerin yaptığı yapacağı yorumlar tamamen havada kalacaktır.Meseleye bilimsel yönden bakan uzmanlar bu aşının özellikle 24 yaş altı kişilerle risk grubu çalışanlarına yapılması gerektiği kanaatindedirler.
Sonuç;
Korkmayın , bu bir grip enfeksiyonudur. Hastalansanız bile hafif atlatacaksınız.
Tanışırken veya dostunuzla karşılaştığınızdaki öpüşme ve sarılma gibi seromonilere bu mevsim ara verin.
Tereddüde düştüğünüz hususlarda en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edin.
Saygılarımla,