usobder
16-09-09, 02:01
Merhaba Arkadaşlar,
Belki aranızda bizlerin ne yaptığından haberi olanlar vardır, ben olmayanlara kısaca bahsedeyim daha sonrada karşılaştığımız traji komik ve o kadarda acı bir kaç olayı aktarayım.
Bizler USOBDER olarak özellikle içsularımız istila eden istilacı balıklar ve bunlarla mücadele konusunda yoğun olarak çalışmaktayız.Ülkemizde ilk defa bu konu üzerinde tür-stok tespit çalışmasını tamamladık ve danışman hocaların tamamlamak üzere olduğu sonuç raporuna istinaden mücadele yöntemlerini belirleleme çalışacağız. Bu çalışma ile ilgili pilot bir göl seçtik ve 2015 yılına kadarda bu gölde çalışma izni aldık.Buraya kadar herşey tamam.
Diğer ağırlıklı olarak üstünde durduğumuz konu ise içsuların projeye dayalı olarak kiraya açılması ve daha sonrasında yaşadığımız sıkıntılar.Belki sizlerin bölgesinde kiralanmış göl veya gölet yoktur ve de sizler bu sıkıntılarla henüz karşılaşmadınız....Ama mutlaka karşılaşacaksınız.
Projeye dayalı olarak kiralanan bölgelerdeki sorunlara gelince;
Su Ürünleri Üretim Yerlerinin Kiraya Verilmesine Dair Tebliğe(Tebliğ No: 2003/ 46) istinaden ülkemizdeki bir çok içsu alanlarımız Projeye Dayalı Su Ürünleri Yetiştiriciliğine açılmıştır.
İlimizde bulunan toplam 22 adet göletimizin ilgili yönetmelik çıktığından beri 9 tanesi projelendirilmiş, projelendirilen 9 göletten bugün sadece 2 tanesi işletilmeye devam edilmektedir. Bu devam eden göletlerde şimdiye kadar projelerinde belirtilen yıllık üretim hedeflerinin % 5 ine dahi ulaşılamamıştır. Tek gelirleri gölete olta balıkçılığı için gelen amatör oltacı ve piknikçilerden aldıkları ücretler ve daha önceden ilgili kurumlar tarafından yapılan balıklandırma çalışmaları sonucu oluşan balık popülasyonunun binlerce metre ağlarla avlanarak satışından elde edilen gelirlerdir.Diğer 7 proje şartları yerine getirmedikleri belirlenerek ilgili kurumlarca iptal edilmiş veya proje sahipleri tarafından çeşitli bahanelerle proje yarıda bırakılmıştır.Kiracılar Göletlerde daha önceden oluşan balık popülasyonunu vahşi avcılık metodu ile avlayarak tüketmişler daha sonra da biz bu işi yapamıyoruz diyerek çekilmişlerdir. Bu yaptıkları açıkça kamuyu zarara uğratmaktır, göletlerin içlerini boşaltmaktır. Bıraktıkları göletlerdeki çevre sorunlarından bahsetmek bile istemiyoruz.(Gölet havzasında su altında kalan ilişkinlere takılmış ağlar ve işletmenin atıkları. vs.)
Kiracılara öyle bir hak tanınmıştırki kurbağasına kadar onlara teslim edilmiş onlar da kurbağasına kadar sömürdükten sonra posasını bırakıp ...... gitmişlerdir. Bunlara dur diyecek bir kişi dahi çıkmamış bizler gibi hiçbir resmi yaptırımı olmayan asıl göl ve gölet sahipleri ise çırpınıp durmaktan ve kiracıları suya atıp atıp karakolluk olmaktan başka bir şey yapamamıştık.
Ancak konu artık kanser halini almaya başlayınca bazılarının kafası dank etmiş, biz ne yaptık demeye başlamışlardır.Bu konuda onların kafasına vura vura elde ettiğimiz geldiğimiz nokta budur.
Geçtiğimiz hafta konunun ne kadar sıkıntıda olduğunu baş ilgililere anlatmak için Ankara yollarına düştüğümde gene boşu boşuna gidiyorum dedim ve nispeten de öyle oldu.Konunun ilgilileri Tarım Bakanlığından Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü,TÜGEM,TAGEM ve DSİ Genel Müdürlüğünde 2 gün boyunca dil döktüm herşeyi anlattım.
Sonucu mu merak ediyorsunuz çok iyi şeyler yapıyorsunuz ,tebrik ederiz,bravo, devam edin vs.vs. icraat yok neden biliyormusunuz diyorlarki bu sorun sadece Uşak ta var diğer yerlerde butür sorunlarla karşılaşmıyoruz bize bu yönde sıkıntılar gelmiyor..Öylemi arkadaşlar hiçmi sıkıntınız yok bu kiralamalar konusunda . Belki şimdi yok ama çok kısa zamanda eyvah diyeceksiniz ama çok geç kalacaksınız.
Modern sazancılık diyoruz vede gereğini yapıyoruz çok iyi ama ben size Ankarada de bir müdürün sözlediklerini aynen aktarıyorum," hiç anlamıyorum tuttukları sazanı geri bırakanları,neden o göllerde sazan bıraktık insanlar tutsun yesin balık gıdasını alsınlar diye, siz ne yapıyorsunuz tutup tutup bırakıyorsunuz, siz ne yapıyorsunuz, avrupadan onca almanız gereken şey varken bu alışkanlığımı edindiniz" bu sözün üzerine söyleyecek söz bulamayıp bende dedimki,
"seni bu koltuğa oturtanlardan sormak lazım bu dediklerinin cevabını"
İşte arkadaşlar durum budur,gerisini size bırakıyorum.
İsmail ATALAY
Türkiye Sportif Olta Balıkçılığı Derneği Başkanı
Belki aranızda bizlerin ne yaptığından haberi olanlar vardır, ben olmayanlara kısaca bahsedeyim daha sonrada karşılaştığımız traji komik ve o kadarda acı bir kaç olayı aktarayım.
Bizler USOBDER olarak özellikle içsularımız istila eden istilacı balıklar ve bunlarla mücadele konusunda yoğun olarak çalışmaktayız.Ülkemizde ilk defa bu konu üzerinde tür-stok tespit çalışmasını tamamladık ve danışman hocaların tamamlamak üzere olduğu sonuç raporuna istinaden mücadele yöntemlerini belirleleme çalışacağız. Bu çalışma ile ilgili pilot bir göl seçtik ve 2015 yılına kadarda bu gölde çalışma izni aldık.Buraya kadar herşey tamam.
Diğer ağırlıklı olarak üstünde durduğumuz konu ise içsuların projeye dayalı olarak kiraya açılması ve daha sonrasında yaşadığımız sıkıntılar.Belki sizlerin bölgesinde kiralanmış göl veya gölet yoktur ve de sizler bu sıkıntılarla henüz karşılaşmadınız....Ama mutlaka karşılaşacaksınız.
Projeye dayalı olarak kiralanan bölgelerdeki sorunlara gelince;
Su Ürünleri Üretim Yerlerinin Kiraya Verilmesine Dair Tebliğe(Tebliğ No: 2003/ 46) istinaden ülkemizdeki bir çok içsu alanlarımız Projeye Dayalı Su Ürünleri Yetiştiriciliğine açılmıştır.
İlimizde bulunan toplam 22 adet göletimizin ilgili yönetmelik çıktığından beri 9 tanesi projelendirilmiş, projelendirilen 9 göletten bugün sadece 2 tanesi işletilmeye devam edilmektedir. Bu devam eden göletlerde şimdiye kadar projelerinde belirtilen yıllık üretim hedeflerinin % 5 ine dahi ulaşılamamıştır. Tek gelirleri gölete olta balıkçılığı için gelen amatör oltacı ve piknikçilerden aldıkları ücretler ve daha önceden ilgili kurumlar tarafından yapılan balıklandırma çalışmaları sonucu oluşan balık popülasyonunun binlerce metre ağlarla avlanarak satışından elde edilen gelirlerdir.Diğer 7 proje şartları yerine getirmedikleri belirlenerek ilgili kurumlarca iptal edilmiş veya proje sahipleri tarafından çeşitli bahanelerle proje yarıda bırakılmıştır.Kiracılar Göletlerde daha önceden oluşan balık popülasyonunu vahşi avcılık metodu ile avlayarak tüketmişler daha sonra da biz bu işi yapamıyoruz diyerek çekilmişlerdir. Bu yaptıkları açıkça kamuyu zarara uğratmaktır, göletlerin içlerini boşaltmaktır. Bıraktıkları göletlerdeki çevre sorunlarından bahsetmek bile istemiyoruz.(Gölet havzasında su altında kalan ilişkinlere takılmış ağlar ve işletmenin atıkları. vs.)
Kiracılara öyle bir hak tanınmıştırki kurbağasına kadar onlara teslim edilmiş onlar da kurbağasına kadar sömürdükten sonra posasını bırakıp ...... gitmişlerdir. Bunlara dur diyecek bir kişi dahi çıkmamış bizler gibi hiçbir resmi yaptırımı olmayan asıl göl ve gölet sahipleri ise çırpınıp durmaktan ve kiracıları suya atıp atıp karakolluk olmaktan başka bir şey yapamamıştık.
Ancak konu artık kanser halini almaya başlayınca bazılarının kafası dank etmiş, biz ne yaptık demeye başlamışlardır.Bu konuda onların kafasına vura vura elde ettiğimiz geldiğimiz nokta budur.
Geçtiğimiz hafta konunun ne kadar sıkıntıda olduğunu baş ilgililere anlatmak için Ankara yollarına düştüğümde gene boşu boşuna gidiyorum dedim ve nispeten de öyle oldu.Konunun ilgilileri Tarım Bakanlığından Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü,TÜGEM,TAGEM ve DSİ Genel Müdürlüğünde 2 gün boyunca dil döktüm herşeyi anlattım.
Sonucu mu merak ediyorsunuz çok iyi şeyler yapıyorsunuz ,tebrik ederiz,bravo, devam edin vs.vs. icraat yok neden biliyormusunuz diyorlarki bu sorun sadece Uşak ta var diğer yerlerde butür sorunlarla karşılaşmıyoruz bize bu yönde sıkıntılar gelmiyor..Öylemi arkadaşlar hiçmi sıkıntınız yok bu kiralamalar konusunda . Belki şimdi yok ama çok kısa zamanda eyvah diyeceksiniz ama çok geç kalacaksınız.
Modern sazancılık diyoruz vede gereğini yapıyoruz çok iyi ama ben size Ankarada de bir müdürün sözlediklerini aynen aktarıyorum," hiç anlamıyorum tuttukları sazanı geri bırakanları,neden o göllerde sazan bıraktık insanlar tutsun yesin balık gıdasını alsınlar diye, siz ne yapıyorsunuz tutup tutup bırakıyorsunuz, siz ne yapıyorsunuz, avrupadan onca almanız gereken şey varken bu alışkanlığımı edindiniz" bu sözün üzerine söyleyecek söz bulamayıp bende dedimki,
"seni bu koltuğa oturtanlardan sormak lazım bu dediklerinin cevabını"
İşte arkadaşlar durum budur,gerisini size bırakıyorum.
İsmail ATALAY
Türkiye Sportif Olta Balıkçılığı Derneği Başkanı