usobder
20-03-10, 21:00
Merhaba Arkadaşlar,
15-19 Mart 2010 tarihinde Antalyada düzenlenen Tarım Bakanlığı Su Ürünleri Değerlendirme Toplantısına davet edilmem nedeniyle bulundum.
Toplantıda genellikle o anda duyrulan kurulması meclis komisyonlarında olan SU ÜRÜNLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN ana maddeleri tartışıldı. Bu maddeler;
1-Balıkçılık ve su ürünleri kaynaklarını korumak, koruma, üretim ve yetiştiricilik alanlarını belirlemek ve bu alanları zararlardan koruyacak tedbirleri almak,
2-İthal ve ihraç edilecek su ürünleri ile girdilerine ilişkin esasları belirlemek,
3-Balıkçılık ve su ürünleri üretim kaynakları üretim kaynaklarının geliştirilmesi ve verimliliğin arttırılması ile
ilgili faaliyetlerde bulunmak kontrol ve denetimleri yapmak ve yaptırtmak
4-Balıkçılık ve su ürünleri üretiminin ve verimliliğinin arttırılması için gerekli girdilerin tedarikine ilişkin tedbirleri almak,
5-Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğine uygun istihsal sahalarına ilişkin esasları belirlemek, istihsal vasıtalarının asgari vasıf ve şartlarını, kiralama ve kullanılma esaslarını belirlemek.
6-Balıkçılık ve su ürünleri üretim, geliştirme ve araştırma projeleri ile ilgili çalışmalar yapmak
7-Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği ile ilgili bilgi sistemi oluşturmak.
8-Bakan tarafından verilecek diğer görevleri yapmak,
Bu maddeler alt komisyondan geçerek Tarım Komisyonuna gitti.Büyük bir olasılıkla bu halde yasalaşacak.
Bu kanuna ilişkin çekincelerimizi altta belirttiğim konularla birlikte yazılı olarak divan başkanlığına ilettim ve oylanmasını talep ettim. Beni destekleyen bir kaç öğretim üyesi eski tanıdığımın sayesinde gündeme alındı ve oylanarak kabul edildi ve bu maddelerin değerlendirme raporuna eklenmesine karar verildi.
Bu maddeler;
1- Su Ürünleri Genel Müdürlüğü bu hali ile kurulacak olursa sadece isim değişikliğinden öteye gidemeyecektir.Çünki ülkemizdeki su ürünleri ile ilgili yaklaşık 6 kanun 42 yönetmelik 7 ayrı kurum tarafından yürütülmektedir. Bu kurumlar arasında bugüne kadar yeknesatlık sağlanamadığından işleyişte aksaklıklar devam etmektedir. Bu kanunla yapılması gereken ilk iş su ürünleri ile ilgili tüm kurumların SU ÜRÜNLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ çatısı altında toplanmasıdır.
2- Taslak metinde su ürünleri sadece ticari balıkçılık olarak değerlendirilmiş, ülkemizdeki 4,2 milyon amatör ve sportif balıkçı dikkate alınmamıştır. Ayrıca amatör ve sportif balıkçılıktan ekonomik olarak gelir sağlayan bir sektörün olduğuda unutulmuştur. Bırakın Şube Müdürlüğü bu konuda bir büro bile kurulması düşünülmemiştir.Oysaki AB üyesi ülkelerde amatör ve sportif balıkçılığı düzenleyen en az daire başkanlığı düzeyinde kurumlar bulunmaktadır.
3- Taslak metinde yer almamasına rağmen Bakanlığın yeniden yapılandırılması aşamasında Araştırma Enstitülerinin sayılarının azaltılması öngörülmektedir. Bu tasarruf zaten sayısı 4 olan su ürünleri araştırma enstitülerinin kapatılması demektir. Oysaki AB uyum sürecinde gerçekleştirilmesi zorunlu olan Su Çerçeve Direktifinde ülkemiz 6 havzaya ayrılmış ve her havzada bir adetten az olmamak üzere su ürünleri araştırma ens. bulunması zorunluluğu getirilmiştir.
4-Sucul yaşamın idame ettiği kaynaklarımız ile ilgili tasarruflar gene dağınık bir halde çeşitli kurumların üzerinde bırakılmıştır. Buda hem ticari hemde amatör ve sportif balıkçılığın gelişimini engelleyecek bir düzenlemedir.
5-AB uyum yasalarında balıkçılığın olmazsa olmaz kuralı olan teknelerin karaya çıkış yerleri ile ilgili düzenleme gene bu konudaki dağınıklığın giderilememesi sonucu gerçekleşemeyecektir.
Arkadaşlar konular bunlar, diğer araştırma projeleri bizleri direkt ilgilendirmediğinden ben sadece ilgimi çeken projelere katıldım.Bu projeleri sizlere daha sonra aktarmaya çalışacağım.
22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla konferansımız ile ilgili tüm hazırlıklar tamamlanmıştır. İnşallah pazartesi günü ve salı günü bu konferanslar tamamlanacaktır.
Selam ve saygılarımla
15-19 Mart 2010 tarihinde Antalyada düzenlenen Tarım Bakanlığı Su Ürünleri Değerlendirme Toplantısına davet edilmem nedeniyle bulundum.
Toplantıda genellikle o anda duyrulan kurulması meclis komisyonlarında olan SU ÜRÜNLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN ana maddeleri tartışıldı. Bu maddeler;
1-Balıkçılık ve su ürünleri kaynaklarını korumak, koruma, üretim ve yetiştiricilik alanlarını belirlemek ve bu alanları zararlardan koruyacak tedbirleri almak,
2-İthal ve ihraç edilecek su ürünleri ile girdilerine ilişkin esasları belirlemek,
3-Balıkçılık ve su ürünleri üretim kaynakları üretim kaynaklarının geliştirilmesi ve verimliliğin arttırılması ile
ilgili faaliyetlerde bulunmak kontrol ve denetimleri yapmak ve yaptırtmak
4-Balıkçılık ve su ürünleri üretiminin ve verimliliğinin arttırılması için gerekli girdilerin tedarikine ilişkin tedbirleri almak,
5-Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğine uygun istihsal sahalarına ilişkin esasları belirlemek, istihsal vasıtalarının asgari vasıf ve şartlarını, kiralama ve kullanılma esaslarını belirlemek.
6-Balıkçılık ve su ürünleri üretim, geliştirme ve araştırma projeleri ile ilgili çalışmalar yapmak
7-Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği ile ilgili bilgi sistemi oluşturmak.
8-Bakan tarafından verilecek diğer görevleri yapmak,
Bu maddeler alt komisyondan geçerek Tarım Komisyonuna gitti.Büyük bir olasılıkla bu halde yasalaşacak.
Bu kanuna ilişkin çekincelerimizi altta belirttiğim konularla birlikte yazılı olarak divan başkanlığına ilettim ve oylanmasını talep ettim. Beni destekleyen bir kaç öğretim üyesi eski tanıdığımın sayesinde gündeme alındı ve oylanarak kabul edildi ve bu maddelerin değerlendirme raporuna eklenmesine karar verildi.
Bu maddeler;
1- Su Ürünleri Genel Müdürlüğü bu hali ile kurulacak olursa sadece isim değişikliğinden öteye gidemeyecektir.Çünki ülkemizdeki su ürünleri ile ilgili yaklaşık 6 kanun 42 yönetmelik 7 ayrı kurum tarafından yürütülmektedir. Bu kurumlar arasında bugüne kadar yeknesatlık sağlanamadığından işleyişte aksaklıklar devam etmektedir. Bu kanunla yapılması gereken ilk iş su ürünleri ile ilgili tüm kurumların SU ÜRÜNLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ çatısı altında toplanmasıdır.
2- Taslak metinde su ürünleri sadece ticari balıkçılık olarak değerlendirilmiş, ülkemizdeki 4,2 milyon amatör ve sportif balıkçı dikkate alınmamıştır. Ayrıca amatör ve sportif balıkçılıktan ekonomik olarak gelir sağlayan bir sektörün olduğuda unutulmuştur. Bırakın Şube Müdürlüğü bu konuda bir büro bile kurulması düşünülmemiştir.Oysaki AB üyesi ülkelerde amatör ve sportif balıkçılığı düzenleyen en az daire başkanlığı düzeyinde kurumlar bulunmaktadır.
3- Taslak metinde yer almamasına rağmen Bakanlığın yeniden yapılandırılması aşamasında Araştırma Enstitülerinin sayılarının azaltılması öngörülmektedir. Bu tasarruf zaten sayısı 4 olan su ürünleri araştırma enstitülerinin kapatılması demektir. Oysaki AB uyum sürecinde gerçekleştirilmesi zorunlu olan Su Çerçeve Direktifinde ülkemiz 6 havzaya ayrılmış ve her havzada bir adetten az olmamak üzere su ürünleri araştırma ens. bulunması zorunluluğu getirilmiştir.
4-Sucul yaşamın idame ettiği kaynaklarımız ile ilgili tasarruflar gene dağınık bir halde çeşitli kurumların üzerinde bırakılmıştır. Buda hem ticari hemde amatör ve sportif balıkçılığın gelişimini engelleyecek bir düzenlemedir.
5-AB uyum yasalarında balıkçılığın olmazsa olmaz kuralı olan teknelerin karaya çıkış yerleri ile ilgili düzenleme gene bu konudaki dağınıklığın giderilememesi sonucu gerçekleşemeyecektir.
Arkadaşlar konular bunlar, diğer araştırma projeleri bizleri direkt ilgilendirmediğinden ben sadece ilgimi çeken projelere katıldım.Bu projeleri sizlere daha sonra aktarmaya çalışacağım.
22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla konferansımız ile ilgili tüm hazırlıklar tamamlanmıştır. İnşallah pazartesi günü ve salı günü bu konferanslar tamamlanacaktır.
Selam ve saygılarımla